DOLAR
16,8853
EURO
17,8334
ALTIN
992,10
BIST
2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
25°C
Salı Az Bulutlu
26°C
Çarşamba Az Bulutlu
27°C
Perşembe Az Bulutlu
27°C

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti Kızılcahamam Kampı kapanış konuşması

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti Kızılcahamam Kampı kapanış konuşması
06.06.2022 10:47
0
A+
A-
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kızılcahamam’da düzenlediği AK Parti 30. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın son gün çalışmalarına katılarak kapanış konuşmasında hitap etti. Gündeme ve AK Parti’nin çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurusu hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin beklentilerinin müttefiklere deklare edildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, beklentilerin karşılanmadığı sürece Türkiye’nin tutumunda esnemenin olmayacağını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuya ilişkin açıklamalarında şu sözleri kaydetti: “Son dönemde bize NATO’nun genişlemesi konusunda esnek olmayı telkin edenlerin, terör örgütleri ile ilişkilerini sorgulamaktan ısrarla kaçması, kararlı duruşumuzun haklılığını ispatlamaktadır. Bu konuda muhataplarımıza deklare ettiğimiz beklentilerimiz karşılanmadan tutum değişikliğine gitmeyeceğiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti Kızılcahamam Kampı kapanış konuşması Cumhurbaşkanı Erdoğan ın AK Parti Kızılcahamam Kampı kapanış konuşması #1
Batı’nın kendi güvenlik ve refahını koruma üzerine kurduğu küresel yönetim sistemi, siyasi ve ekonomik boyutla çatırdıyor. Birleşmiş Milletler’in ve Güvenlik Konseyi’nin reforme edilmesi konusunda yıllardır dile getirdiğimiz teklifinin isabeti de yaşanan her gelişme ile tekrar tekrar görülüyor. Evet. Dünya 5’ten büyüktür. Ve şimdi kendileri bunu söylemeye başladılar. BMGK’yi reforme edelim diyorlar. Daimi üye, geçici üye… Artık bunun olmayacağını, olamayacağını konuşmaya başladılar. Allah ömür verirse onu da göreceğiz. Dediğimize gelecekler. Küresel ekonominin üretim ve tedarik zincirlerindeki bozulmayla başlayıp finansal dengesizliklerle giderek genişleyen yıkıcı etkilerini yakından takip ediyoruz. İşte Rusya, Ukrayna savaşında olduğu gibi. BMGK, herhangi bir şeyi başarabiliyor mu? Herhangi bir kararı alabiliyor mu? Şu anda, bütün bu olaylar karşısında, Ukrayna ile ilgili verebildikleri bir kara var mı? Yok. Rusya ile ilgili var mı? Yok. Zaten olmaz ki. Niye? Rusya BMGK’nin şu anda bir üyesi. 2 dudağının arasından ne çıkarsa o. BMGK’nin alacağı kararı tamamıyla tersine çeviriyor.” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan diğer başlıklar ise şöyle: “Sizlerden toplantı sonucunda ortaya çıkan tabloyu milletimize ciddi, kararlı olarak aktarmanızı bekliyorum. Böylece gönüllerdeki kırgınlıkları gidererek 2023’e daha güçlü bir şekilde hazırlanabiliriz bizlerin doğrularla kapatmadığı her boşluğun birileri tarafından yalanlar ve iftiralarla doldurulduğunu biliyorsunuz. Ülkemizde maalesef şahsım, AK Parti, kadrolarımız ve politikalarımız hakkında söylenen her yalana inanmaya hazır bir kitle var. Bunların bir kısmı cehaletten, bir kısmı ihanetten sürekli fitne ateşini körüklemektedir. Türkiye’nin ve Türk milletinin felaketi pahasına kendilerine ikbal devşirmeye çalışanlar belki her dönemde vardı. Ama hiçbir zaman bu kadar hırslı ve cüretkar değillerdi. Biz bunlarla mücadele ederken, bazen üslubumuzu ve tavrımızı sertleştirmek mecburiyetinde kalıyoruz. Emin olun bu sertliğin tek sebebi ülkemize ve milletimize karşı mesuliyetlerimizin gereğini yerine getirme kaygısıdır. Meydanı boş bulup, önlerine gelen her şeyi yıkarak, karşılarına çıkan herkesi itip kakarak yol alamaya çalışanlara eyvallah etmek bize yakışmaz. Hangi bedelleri ödersek ödeyelim, mazlumun hamisi olmayı sürdüreceğiz. İçeride hiçbir vatandaşımıza kendisini sahipsiz hissettirmeyecek, insanlarımızın tamamını her alan en ileri hizmetlere, özgürlüklere kavuşturacak adımları atmaya devam edeceğiz Suriye’den Irak’a, Libya’dan Karabağ’a, Balkanlardan Afrika’ya, Karadeniz’den Akdeniz’e, mazlumun olduğu her yerde bu onurlu duruşumuzu koruyarak siyasetimizi yapacağız. Aslını inkar eden haramzadeler, her gün başka kılığa bürünebilir. Kimse bizden böyle bir tavır sergilememizi beklemesin. Geçtiğimiz haftalarda, Adana’da gerçekleştirdiğimiz Gençlik Şöleni’nde, AK Parti’nin milletimizin her kesimi gençlerimizin de gönlünde nasıl sarsılmaz bir taht kurduğuna şahitlik ettik. Gençlerimize coşkuları için tekrar teşekkür ediyorum. Biz sosyal medyada troller vasıtası ile oluşturulan algılara bakmadık, bakmıyoruz. Stadlara sığmayan AK Parti gençliğine bakıyoruz. Geçtiğimiz 20 yılda, dünyadaki büyük altyapı yatırımlarının neredeyse yarısına bizim tek başımıza imza atmamız, herhâlde tesadüf olmasa gerek. Yine geçtiğimiz 20 yılda, Avrupa Birliği, ülkemize verilen sözlerin tutulmamasına rağmen, demokrasi ve özgürlüklerde dünyada en büyük sessiz devrimleri gerçekleştirmemiz de herhâlde tesadüf değildir. Bugün Türkiye’nin güvenlik kriziyle ve ekonomik sarsıntılarla boğuşan dünyada, potansiyelini en çok geliştiren ve kullanan ülke olarak öne çıkması, AK Parti’nin son 20 yılda kazandırdığı güçlü altyapı sayesindedir. Ülke içindeki aparatların tek yaptıkları, ellerine tutuşturulan senaryolardaki rollerini oynamaktır. İşte bunun için diyoruz ki; CHP’nin başındaki zat da onun kurduğu masanın çevresinde oturanlar da altına gizlenenler de birer kukladan ibarettir. Biz asıl kavgamızı, onları ağa babalarına karşı veriyoruz. Üstelik bu kavga, yeni bir kavga değil. Son 2 asırdır, milletimizin neredeyse her günü, bu kavganın farklı aktörler ve hadiseler üzerinden cereyan eden tezahürleri ile geçmiştir. Coğrafyamızdaki ilk devletimiz, Selçuklu’dan başlayarak bize bu toprakları çok gören, kendi tarhi ve medeniyet tasavvurlarında açılan yaraların intikamı peşinde koşanlar cumhuriyet döneminde de boş durmamıştır. Ülkemizin 4 bir yanında halen yaşadığımız sorunların köküne baktığımızda bu kadim kavganın izlerini görürüz. Tarih, medeniyet şuuru olmayanların teslimiyeti çağdaşlık sanarak tutundukları dalın gölgesnin ulu bir çınar değil, çürük bir kabuk olduğu gerçeğini milletimiz milli mücadele ile ispatlamıştır. Bugün de çürük kabuğa sarılanların akıbeti, 1919’da Samsun’da başlayıp 29 Ekim’de Ankara’da yeni devletimizin ilanıyla biten süreçteki mandacı zihniyetin akıbetinden farklı olmayacaktır. Bizim yolumuz, ‘Ya İstiklal ya ölüm’ yoludur. Bizim yöntemimiz, ‘Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh tüm vatandır.’ ilkesidir. Bizim hayalimiz millet ve devleti ile güçlü, gözü hep geleceğe dönük olan bir Türkiye’nin inşasıdır. En zayıf, en yorgun, en bitkin zamanımızda nasıl bu anlayışla 7 düveli arkasına alanları denize döktüysek bugün de aynı inançla ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştıracak, 2053 vizyonuna kavuşturacağız. Türkiye’yi bölgesinin lideri, dünyanın en büyük 10 büyük ekonomisinden biri haline getirmenin mücadelesini veriyoruz. Türkiye’nin bölgesel ve küresel gelişmeler konusunda sergilediği ilkeli tutumun, dışarıda birilerini rahatsız etmesini anlıyoruz. Bizi asıl düşündüren, içeride aynı tezleri dillendirenlerin kimin nam ve hesabına çalıştığıdır. Halbuki Türkiye’nin 99 yıllık Cumhuriyet tarihi de bizim 20 yıllık iktidarımız da ülkemize verilip tutulmayan sözlerin çetelesini tutmakla geçmiştir. Misakı milli sınırlarından, Ege’deki adalar, Yunanistan ve Fransa’nın NATO’ya yeniden dönüşünden, Kıbrıs Rum Kesimi’nin Avrupa Birliği üyeliğine kadar, bunun sayısız örneği vardır.”
ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.